İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Ümraniye'nin Lüx Mekanlarında Takılan Simay

Simay, sahneler ve tiyatrolar için kostüm tasarımı üzerine eğitim almış, tarihi tekstil dokularını modern sahne prodüksiyonlarıyla buluşturmayı hedefleyen yirmi üç yaşında yetenekli bir tasarımcıydı. Üniversiteyi bitirdikten sonra bağımsız tiyatro topluluklarına kostüm hazırlayarak ayakta kalmaya çalışıyordu. Kumaş toptancılarına ve tekstil atölyelerine yakın olabilmek.

Simay, sahneler ve tiyatrolar için kostüm tasarımı üzerine eğitim almış, tarihi tekstil dokularını modern sahne prodüksiyonlarıyla buluşturmayı hedefleyen yirmi üç yaşında yetenekli bir tasarımcıydı. Üniversiteyi bitirdikten sonra bağımsız tiyatro topluluklarına kostüm hazırlayarak ayakta kalmaya çalışıyordu. Kumaş toptancılarına ve tekstil atölyelerine yakın olabilmek için Zeytinburnu’nun Seyitnizam Mahallesi’nde, tramvay yoluna bakan eski bir binanın bodrum katındaki rutubetli dükkân-evi kiraladı.

Simay’ın zorluğu; dar bütçeli tiyatro gruplarının ödemeleri sürekli aksatması, fahiş kumaş fiyatları ve Seyitnizam’ın gün boyu süren kumaş arabası gürültüsü ile toz bulutu içinde var olma mücadelesiydi. Gündüzleri Demirciler Sitesi ve çevresindeki kumaş depolarından artık parça kumaşları topluyor, ağır kumaş toplarını sırtında taşıyarak bodrum katındaki atölyesine indiriyordu. Odasına gün ışığı girmiyordu; kışın rutubet yüzünden dikiş makinelerinin iğneleri paslanıyor, hassas kadife ve ipek kumaşlar nem kapıp küflenme riski taşıyordu.

En büyük kriz, uluslararası bir tiyatro festivalinde sahnelenecek tarihi bir oyunun ana kostüm koleksiyonunun teslim gününden bir gece önce yaşandı. Haftalardır göz nuru dökerek diktiği dönemsel pelerinler ve el işlemeli elbiseler masanın üzerinde son ütü aşamasındaydı. Ancak mahalleden geçen ağır tonajlı bir tekstil kamyonunun binanın altındaki rögar kapağını kırmasıyla bodrum katın tesisatı patladı. Atık su, Simay’ın odasının zeminini kaplamaya başladı.

Simay, dondurucu ve kirli suyun içinde elbise askılarına sarıldı. Kostümlerin büyük kısmı su çekerek ağırlaştı ve lekelendi. O gece dışarıda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Simay, lekelenen devasa kumaşları sırtlayıp yakındaki bir gece açık çamaşırhaneye ve ardından kuru temizlemeciye koştu. Cebindeki son parayı leke çıkarıcı ilaçlara verdi. Sabaha kadar hiç uyumadan, kuruyan kumaşların üzerindeki tül ve boncuk işlemelerini teker teker baştan dikti. Oyunun prömiyerine üç saat kala kostümleri tiyatro salonuna sırılsıklam ama lekesiz şekilde yetiştirdi. İstanbul’un çamuru onun hayallerini kirletememişti.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. anadoluyakasirehberi.icuanadoluyakasirehberi.icu