İstanbul, dışarıdan bakıldığında fırsatların ve ışıltılı hayatların merkezi gibi görünse de Anadolu’nun mütevazı bir kasabasından büyük hayallerle gelen gençler için çoğu zaman ağır bir sınava dönüşür. Hikayemizin başrolünde yer alan Leyla, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi son sınıf öğrencisidir. Leyla’nın hikayesi; kontrolden çıkan yaşam maliyetleri, ağır proje yükleri ve metropolün getirdiği yalnızlık karşısında tek başına direnen bir gencin varoluş mücadelesini temsil eder.
Gündüzün Sessizliği, Gecenin Maskeleri
Leyla’nın hayatı iki ayrı gerçeklik arasında bölünmüştür. Gündüzleri Beşiktaş Kampüsü’nde saatlerce kentsel tasarım paftaları ve bina strüktürleri üzerine çalışıp arkadaş çevresinde sessiz ve derslerine odaklanmış bir profil çizen Leyla; akşam çöktüğünde Cihangir’in dik merdivenlerinden inerek rutubetli, bodrum katı dairesine çekilir.
Ailesine yük olmadan okulunu bitirebilmek, pahalı mimari çizim malzemelerini ve yüksek kirasını karşılayabilmek adına girdiği ağır iş temposu, onu fiziki ve zihinsel bir tükenişin eşiğine getirmiştir. Şehrin stresi, Leyla’nın omuzlarında erken yaşta taşınması zor bir olgunluk biriktirmiştir.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.