İçeriğe geç
Şehir Rehberi

İrem’in İki Dünyası

Anadolu’nun küçük bir kasabasından büyük umutlarla geldiği bu devasa şehirde, fırlayan ev kiraları, ağır okul masrafları ve yalnızlık İrem’i kısa sürede çaresiz bir noktaya getirmişti. Okulunu bitirebilmek ve kimseye yük olmadan kendi ayakları üzerinde durabilmek adına girdiği bu yol; dışarıdakiler için tek bir yaftayla geçiştirilen, fakat içeriden yürütmesi müthiş bir irade ve soğukkanlılık gerektiren.

Kuruçeşme Parkı’nın Boğaz’a bakan ahşap bankında oturan İrem, suyun üzerine çöken yoğun akşam sisini ve karşı kıyıdaki Kuleli’nin cılız ışıklarını izliyordu. Dizlerinin üzerindeki makine mühendisliği ders notları, yıpranmış sırt çantası me elindeki karton bardak çayıyla dışarıdan bakan kimse için İTÜ’de okuyan sıradan bir öğrenciden farksızdı. Oysa gün çekilip sokak lambaları ıslak asfaltı aydınlatmaya başladığında, bu mütevazı profil tamamen farklı bir kimliğe devrediyordu.

Anadolu’nun küçük bir kasabasından büyük umutlarla geldiği bu devasa şehirde, fırlayan ev kiraları, ağır okul masrafları ve yalnızlık İrem’i kısa sürede çaresiz bir noktaya getirmişti. Okulunu bitirebilmek ve kimseye yük olmadan kendi ayakları üzerinde durabilmek adına girdiği bu yol; dışarıdakiler için tek bir yaftayla geçiştirilen, fakat içeriden yürütmesi müthiş bir irade ve soğukkanlılık gerektiren ağır bir sınava dönüşmüştü.

Gündüzün Sessizliği, Gecenin Maskeleri

İrem’in yaşamı iki ayrı dünya arasında bıçak gibi kesilmişti. Gündüzleri kütüphanede saatlerce termodinamik hesaplamaları ve akışkanlar mekaniği projeleri üzerine eğilip arkadaş ortamlarında göze batmamayı tercih eden o çekingen kadın; gece çöktüğünde Beşiktaş’taki küçük dairesinde hazırlanır, şık elbisesi ve kendinden emin duruşuyla şehrin ışıltılı hayatına adım atardı.

O gece Ulus’ta lüks bir sitenin dairesinde buluştuğu kişi, uluslararası bir enerji şirketini yöneten fakat başarının getirdiği ağır izolasyon içinde kaybolmuş orta yaşlı bir adamdı. İrem bu işte geçen süre boyunca çok önemli bir gerçeği kavramıştı: Karşısındaki insanlar yüksek ücretler ödeyerek aslında sadece fiziksel bir yakınlık değil, yargılanmayacakları, rol yapmaktan kurtulabilecekleri geçici bir "yargısız alan" satın alıyorlardı. Dinlenilmek ve maskesiz kalabilmek, onlar için en büyük ihtiyaçtı.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. anadoluyakasirehberi.icuanadoluyakasirehberi.icu