İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Deniz’in Kadıköy Modası’ndaki Ses Mücadelesi

Deniz, piyanonun tuşlarına dokunduğunda parmaklarının soğuktan titrediğini hissetti ama pes etmedi. O gece, plak kokulu o küçük dükkânda söylediği şarkılar, sadece mezattaki insanlara değil, kendi yaralı umuduna da dokundu. İstanbul ona yine en beklenmedik köşesinden, Moda’nın eski bir plakçısından tutunacak bir dal uzatmıştı.

Ekim ayının ortasında, Kadıköy Moda Sahili’ne sert bir poyraz vururken Deniz, omzuna astığı ağır hoparlörü ve kılıfı yıpranmış gitarıyla kayalıkların arasında adımlarını zorlukla atıyordu. Mimar Sinan Tiyatro Bölümü mezunuydu ancak aylardır ne bir seçmeden olumlu yanıt alabilmiş ne de seslendirme ajanslarından bir ajans sözleşmesi kapabilmişti. Geçimini sağlamak, Yeldeğirmeni’ndeki rutubetli çatı katının kirasını ödeyebilmek için tek çaresi, Moda’nın rüzgârlı sokaklarında ve sahilde sokak müzisyenliği yapmaktı.

O gün, havanın soğukluğuna rağmen son parasını akbiline basıp sahile inmişti. Annesinin memleketten gönderdiği kışlık erzak kolisinin otobüs navlun ücretini ödemek için acilen üç yüz liraya ihtiyacı vardı. Akşam saatlerinde tam performansına başlayacakken, sahil zabıtası yanına gelip izinsiz hoparlör kullandığı gerekçesiyle ekipmanına el koymak istedi. Deniz, gitarına sarılıp gözyaşları içinde yalvardı; o gitar ona vefat eden abisinden kalan tek hatıraydı. Yoldan geçen meraklı kalabalık toplanmaya başladı ama kimse araya girmeye cesaret edemiyordu.

Arbede sırasında gitarın kılıfı yırtıldı ve enstrüman kayalıklara çarparak sap kısmından çatladı. Zabıtalar kalabalığın huzursuzluğundan çekinip tutanak tutarak hoparlörü alıp uzaklaştı. Deniz, dondurucu rüzgârın altında çatlamış gitarıyla baş başa kaldı. Dizlerinin üzerine çöküp abisinin hatırasına bakarken, İstanbul’un devasa ve umursamaz çarkları arasında ezildiğini hissetti.

O sırada, Moda’da yıllardır plaka ve plak çalar tamiri yapan "Eski Sesler" dükkânının sahibi Harun Bey kalabalığın arasından sıyrıldı. Deniz’in yanına çöküp çatlayan gitar sapını inceledi. "Ahşap kırılır ama ses kaybolmaz kızım," dedi babacan bir sesle. Gitarı kılıfına yerleştirip Deniz’i dükkânına davet etti. Dükkândaki ahşap tutkalları ve işkencelerle gitarı sabitlediler.

Harun Bey, dükkânın köşesindeki eski piyanoyu işaret ederek, "Benim bu akşam bir taş plak mezatım var, fonda canlı bir akustik müzik lazım. Gitar kuruyana kadar bana piyanoyla eşlik edersen, hem yevmiyeni veririm hem de şu zabıta cezasını hallederiz" dedi.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. anadoluyakasirehberi.icuanadoluyakasirehberi.icu