İrem, Sarıyer’in en kuzey ucundaki Garipçe Köyü’nde yükselen 18. yüzyıl Osmanlı mirası Garipçe Kalesi’nin Boğaz çıkışına bakan falez üstü surlarında, mayıs ayının fırtınalı ve nemli bir şafak vaktinde tuz çökelme pedlerini ve dijital mikro-çatlak ölçerlerini kale beden duvarlarına sabitlemiş bekliyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon ve Yapı Malzemeleri Anabilim Dalı’ndan birincilikle mezun olduktan sonra, Karadeniz’den gelen yüksek saliniteli tuz spreyinin ve dik rüzgâr yükünün kale duvarlarındaki horasan harcında yarattığı kireç süzülmesini ve taş aşınmalarını haritalandıran bağımsız bir kıyı savunma yapıları araştırma projesinde saha koruma mimarı olarak göreve başlamıştı. Ancak kalenin restorasyonunu üstlenen uluslararası fon kuruluşu, bölgedeki sit alanı imar planı değişikliklerini gerekçe göstererek proje ödeneklerini aniden dondurdu. Şantiye alanı kilitlendi; İrem’in dört aylık telifi ödenmediği gibi, taş derzlerindeki nem ve tuz birikimini ölçmek için kiraladığı taşınabilir mikro-dalga nem dedektörünün faturası kişisel borç hanesine yazıldı.
Mayıs gecesinin dondurucu ve sisli poyrazında, Garipçe Köyü İskelesi’nin ahşap bankında otururken cebinde yalnızca kentin merkezine dönmeye yetecek tek bir basımlık Akbil bakiyesi kalmıştı. Rumelifeneri’nde kiraladığı balıkçı kulübesinden bozma çatı odası, ödenmeyen kira yüzünden mülk sahibi tarafından kilitlenmiş, İrem’in harç bozulma paftaları dışındaki az sayıdaki eşyası sokak kapısının önüne atılmıştı. Banka çöken İrem, kucağındaki su geçirmez kılıftan kale taş ve harç bozulma atlasını çıkardı. İskele lambasının sarı ışığı altında, küfeki ve volkanik breş taşlarındaki sodyum klorür kristalleşme basınçlarını ve harç kaybı derinlik haritalarını milimetrik kâğıda aktarmaya başladı. Kurşun kalemin kâğıda dokunduğu her an, içindeki çaresizlik mesleki bir tutkuya ve sarsılmaz bir bilimsel iradeye dönüşüyordu. O sırada köy iskelesinde inceleme yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı Kıyı Kuleleri ve Kaleden Sorumlu Restorasyon Dairesi başmühendisi, dondurucu rüzgârda profesyonel yapı patolojisi ve taş analiz atlası çizen İrem’i fark etti. Çizimlerin analitik derinliğinden ve mühendislik disiplininden etkilenen yetkili, İrem’e İstanbul Kıyı Savunma Yapıları Koruma ve Restore Etme Projesi’nde baş saha mimarı kadrosu sağladı.
Pendik Güzelyalı Sahil Şeridi ve Dolgu Alanlarında Sıvılaşma Potansiyeli ile Zemin Oturma Atlası
Jale için İstanbul, kentin doğu ucundaki Pendik Güzelyalı sahil şeridinin devasa kayalık dolgu alanlarından, deniz suyuna teğet geçen alüvyon tabakalarından ve sanayi bölgesinin ağır egzoz kokusundan ibaretti. Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Geoteknik Anabilim Dalı yüksek lisans mezunuydu; Pendik sahil dolgu alanlarında olası bir Marmara depremi sırasında oluşabilecek zemin sıvılaşması potansiyelini ve sismik dalga genleşmelerini inceleyen bir kentsel risk analizi projesinde kıdemli saha jeoteknikçisi olarak çalışıyordu. Ancak projeyi yürüten altyapı yüklenicisi, ihale süreçlerindeki hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle saha sondaj çalışmalarını aniden durdurdu. Jale’nin altı aydır sahil bandındaki piezometre kuyularından derlediği yeraltı su seviyesi değişim verileri ve kayma gerilmesi paftaları şantiye barakasında mahsur kaldı; üstelik analizlerde kullandığı el tipi dinamik konik penetrometre cihazının kiralama borcu Jale’nin üzerine yıkıldı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.