Balat’ın Haliç kıyısına bakan dik ve dar sokaklarına çöken dondurucu ekim poyrazı, eski ahşap evlerin cumbalarını, renkli sokağın Arnavut kaldırımlarını ve dökülen sonbahar yapraklarını savururken, Fatih’teki bir Anadolu lisesinin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Damla, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe montun önünü ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Haliç sahilindeki kafelere oturup sıcak çay veya salep içme tekliflerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Yıldırım Caddesi üzerinde yer alan, XIX. yüzyıldan kalma restore edilmiş iki katlı tarihi kargir bir binadaki uluslararası Bizans ve Osmanlı ahşap-taş eserleri konservasyon akreditasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Damla, sekiz ay önce babasını Haliç Suriçi restorasyon şantiyesinde yürütülen istinat duvarı güçlendirme çalışmasında tonlarca ağırlıktaki bir taş blok ile ahşap iskelenin devrilmesi sonucu meydana gelen talihsiz kazada yitirdikten sonra yatalak anneannesi ve ilkokula giden küçük kız kardeşinin tüm geçim yükünü sırtlanmıştı. Balat’ın dik ve rutubetli yokuşlarından birindeki nemli kiralık dairenin masraflarını ödemek, anneannesinin her ay yenilenen özel oksijen konsantratörü bakımı ile reçeteli ilaç giderlerini karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve tarihi eser kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, emdirilmiş ahşap koruyucu reçineler, mermer numuneleri, rölöve paftaları ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Damla’nın görevi; Atina ve Florence merkezli arkeoloji enstitülerinden gelen Bizans mermer kabartmaları ile Osmanlı ahşap tavan işlemeleri analiz raporlarını sisteme işlemek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak yaş tayini ve malzeme esneklik test belgelerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında nem geçirgenlik oranlarını, basınç dayanım katsayılarını ve uluslararası tescil numaralarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo pafta klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Damla’nın en büyük arzusu ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölümü’nü kazanıp İstanbul’un tarihi ahşap ve taş mimari mirasını geleceğe taşıyan uzman bir restoratör mimar olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Eşit Ağırlık özet kartlarını ve Matematik-Tarih ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki sanat tarihi akımları, analitik geometri ve türev sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve dev tarihi eser rölövelerinin ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Fener Rum Patrikhanesi yakınındaki tarihi bir yapıdan getirilen Osmanlı dönemine ait iki adet ahşap tavan göbeği parçasının Roma’daki Uluslararası Sanat Koruma Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Konservasyon ve Tescil Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir müze denetimi için Ayasofya sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Damla’nın omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Taş binanın ağır ahşap kapısını kilitleyip Balat Tramvay Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.