Martı çığlıklarının Boğaz’ın poyrazına karıştığı serin bir mart sabahında Açelya, Beşiktaş’taki küçük dairesinin masasında oturmuş, yüksek hassasiyetli üç boyutlu akustik simülasyon ekranında bir konser salonunun yankılanma sürelerini ve desibel dağılım haritalarını inceliyordu. Güneydoğu’nun tarihi bir kentinden İstanbul’a İTÜ Fizik Mühendisliği ve Akustik Mühendisliği yüksek lisans programını birincilikle kazanarak geldiğinde, tek arzusu mimari akustik, gürültü izolasyonu ve hassas ses tespiti yapan adli akustik sistemleri geliştiren bir uzman olmaktı.
Onun hayatını altüst eden kırılma noktası, İstanbul’da inşa edilen devasa bir opera binası ve kültür merkezinin akustik danışmanlık stajında tanık olduğu skandal oldu. İnşaat konsorsiyumunun, projedeki ses yalıtımı ve akustik kaplamalarda yangına dayanıksız ve kanserojen ucuz polimer süngerler kullandığını, yangın ve ses izolasyon testlerinde çıkacak olumsuz sonuçları örtbas etmek için sahte akustik uygunluk raporları düzenlediğini tespit etti. Durumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na raporlamaya kalkıştığında, inşaat devinin yozlaşmış yöneticileri tarafından "kurumsal teknik verileri kopyalamak" ve "şantaj" suçuyla iftiraya uğradı. Okuldan uzaklaştırıldı, bursu kesildi ve tüm mimarlık ile inşaat akustiği sektöründe kara listeye alındı. İstanbul’daki ağır yaşam masrafları ve üzerine açılan davaların hukuki yükü karşısında sıkışıp kalan Açelya, soğukkanlı bir kararla lüks escortluk dünyasına adım attı.
Açelya bu dünyada kendisine "Desibel" adını verdi. Gündüzleri kendi kurduğu ses yalıtımlı odasında frekans analizleri yapan, mikrofon kalibrasyonları çözen yalnız bir akustik uzmanıyken; geceleri gayrimenkul devlerine, kültür sanat hamilerine ve yabancı müteahhitlere eşlik eden, keskin analitik zekası, ses fiziği birikimi ve soğuk zarafetiyle büyüleyen bir kadına dönüştü. Kazandığı astronomik gelirle hem alanında uzman bir ağır ceza avukatını kiraladı hem de kendi bağımsız emisyon spektrometre cihazlarını ve hassas mikrofonsal ölçüm sistemlerini satın aldı.
Hikayeye eklediğim en özgün detay ise Açelya’nın akustik bilgisini bir adli ses dedektifliği metoduna dönüştürmesiydi. Eşlik ettiği holding patronlarının ve müteahhitlerin katıldığı özel davetlerde, çantasındaki mikro-lazer mikrofonuyla odadaki cam yüzeylerin titreşimlerini uzaktan okuyarak kapalı kapılar arkasındaki gizli rüşvet konuşmalarını ve sahte malzeme tedarikçilerinin isimlerini ses dalgalarından kayıtsız şartsız rekonstüre ediyordu. Geceleri "Desibel" adıyla edindiği bu teknik ses analizlerini ve kulis verilerini, gündüzleri o inşaat devini yargı önünde çökertecek sarsılmaz bir adli mimari akustik dosyasına dönüştürdü.
Yine de ses dalgalarının o en saf harmonik frekanslarıyla uğraşırken, insanların dünyasındaki gürültülü yozlaşmaya ve ahlaki sağırlığa engel olamıyordu. İnsanların binlerce sanatseverin ve vatandaşın can güvenliğini sırf kâr hırsı uğruna tehlikeye atmasına her gece tanık olmak, onun insanlığa olan güvenini tamamen sessizliğe gömmüştü. Açelya, o sahtekâr konsorsiyumu mahkemede diz çöktürüp adını temizleyeceği ve kendi bağımsız akustik laboratuvarını kuracağı günün inancıyla, İstanbul’un gürültülü sokakları arasında kendi rezonansını korumaya devam ediyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.